halıkın nazarıyla mahlukata bakış

Örnek İnsanların Hikayesi

Asırlar boyu kayda değer bir tek adam yetiştirememiş olan Câhiliye toplumu, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in mânevî eğitimi ve irşâdı sâyesinde, ulvî vasıflarla bezenmiş, insanlığa örnek olabilecek çapta pek çok âbide şahsiyet çıkardı. Ve onlar, Kur’ân ve Sünnet’ten aldıkları feyzi, birer îman, ilim ve irfan meş’alesi hâlinde dünyanın dört bir bucağına taşıdılar.

Halık'ın Nazarıyla Mahlukata Bakış

Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri'nin Halık'ın nazarıyla mahlukata bakış açısını anlattığı misalleri...

Hak Dostlarının Tedâvi Metodu

İnsan, hayat yolculuğunda zaman zaman zor dönemlerden geçer. O dönemlerde kendisine uzanacak bir yardım eli, bir can simidi, bir kurtuluş ışığı arar. İnsanoğlunun bu dünyadaki en zor ânı ise, hayata vedâ ettiği son nefesidir. O âna, vaktinde hazırlık yapabilenler, bir şeb-i arûs/vuslat gecesi huzuruyla Rabʼlerine dönebilmenin hazzını tadarlar. Fakat bunun aksine, hayat sermayesini nefsânî arzular peşinde gafletle ziyan edenlerse, ecel gelip çattığı an, tarifi imkânsız bir pişmanlıkla âdeta kahrolurlar.

Hâlık’ın Şefkat Nazarıyla Mahlûkâta Bakış Tarzı

Ârifler Sultânı Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri, din kardeşlerine saygısızlık etmenin ve onları hor görmenin, insanın mânevî hayatına çok büyük zararlar verdiğini ifâde eder ve şöyle buyururdu: ‘‘Halka, avâm nazarıyla bakan, yani onları hor ve hakîr gören kişi onlardan nefret eder. Hâlık’ın nazarıyla bakan ise onlara merhamet eder.’’

Mecusîyi Hidayete Erdiren Diyalog

Kâmil bir mü’min, bütün mahlûkâta karşı müşfik ve mütebessim olur. Yaratılanları Yaratan’dan ötürü sever ve sayar. İslâm’ı en güzel şekilde anlayarak onun güler yüzünü, insanlara, hayvanlara ve cemâdâta ilâhî bir lutuf olarak takdim eder. Böyle mü’minlerden oluşan bir toplumun huzur içinde olacağı muhakkaktır.