Meselâ gönül dünyamızda “tasavvuf” mefhumunun müstesnâ bir mevkii bulunmaktadır. Fakat günümüzde pek çok dînî mefhum gibi “tasavvuf” da ağır ithamlara mâruz kalmaktadır.
Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri buyurur: “Sakın ebedî saâdeti dünyaya değişme! Dikkatle bakarsan görürsün ki, bütün dünya, ancak bir-iki nefesten ibârettir. Dünyada kaldığın müddetçe şahlık sırası hep sende olsa, yine de başlangıcın baş ağrısı, âkıbetin de pişmanlıktır.”[1]
Hac, zengin ve gitme imkânı bulmuş mü’minlerin ömürlerinde en az bir kez gitmeleri farz olan bir ibâdet… Ancak Allah dostları, haccı da diğer ibadetler gibi büyük bir îman coşkusuyla yaşamışlar ve fırsat buldukça mânen istifade etmek gâyesiyle sık sık hac ve umreye gitmişlerdir.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Altınoluk Dergisi'nin Şubat sayısında Bâyezîd-i Bistamî -rahmetullahi aleyh-'in hikmetli sözlerinden birkaçını şerh etti. Hocaefendi yazı içerisinde birde Hâlid-i Bağdadî Hazretlerinin kardeşine yazdığı mektubun bir bölümüne yer verdi.