Dünyâ nîmetleri ilâhî bir emânettir. Ne vakte kadar kulun tasarrufunda kalacağı meçhuldür. Her an kaybedilmesi muhtemeldir. Kader ise sürprizlere açık bir meçhuldür. Onun ne getireceği belli değildir.
Körelmemiş bir vicdan, özümüze yerleştirilen bir hakikat terazisidir. İnsanlar fetva verse de, gönle huzursuzluk veren her şeyden kaçınma tavsiyesi, bir peygamber tavsiyedir. Ne var ki insan, öyle zaman olur ki, yaptığı yanlışın vicdanına verdiği huzursuzluktan kurtulma adına, kendini kandırma, içindeki hakikatin sesini boğma girişiminde bulunur. Batılı hak hakkı batıl göstermeye çalşırlar...
İnsanları sapıklığa çağırıp onların hidayet yolundan çıkmasına sebeb olanlar, onlar bu sapıklık içinde kalıp günah işledikçe onların günahından pay alırlar. Aynı şekilde insanları hayra ve iyiliğe teşvik edenler, şerden ve kötülükten sakındıranlar, iyilik yapanlar ve iyi bir çığır açanlar da kıyamete kadar sevap yazılanlardan olur.