Suffe Meclisi İslâmî İlimler Merkezi kayıtları başladı. 20 Temmuz-18 Ağustos 2017 tarihlerinde yapılacak başvuru sonrasında kabul edilen öğrenciler ile 5 yıl boyunca İslâmî İlimler eğitimi verilecek.
Ebü’l-Münzir ve Ebü’t-Tufeyl künyeleriyle bilinen Übey radıyallahu anh, âlim, fakîh ve güzel Kur’an okuyan Medineli sahâbîlerdendir. Akabe bey’atinde bulunmuş ve Bedir’den itibaren bütün gazvelere iştirak etmiştir. Zekât âmilliği ve vahiy kâtipliği yapmıştır.
Cemaate imam olan kişi (özellikle cumalarda) namazı kısa tutmalı, uzatmamalıdır. Çünkü cemaatin arasında hasta, zayıf, güçsüz, ihtiyaç sahibi veya iş yerinden izin alamayıp öğle tatilinden kısarak gelen kimseler bulunabileceğini düşünmeli, namazı hafif kıldırmalı, hutbe vaazları uzatmamalıdır.
Prof. Dr. Orhan Çeker, Ramazan'da hangi hallerde oruç tutulmayacağını anlatıyor.
Ebû Zer hazretlerinin ismi Cündeb İbni Cünâde’dir ve Gıfâr kabilesine mensuptur. Bu sebeple Ebû Zer el-Gıfârî diye meşhur olmuştur. Kendisi ilk müslümanlardandır. Daha doğrusu müslümanların beşincisidir.
Samimiyet, imkânsızlıklar içinde imkânların doğmasına vesiledir. Aşağıdaki hadiste verilmek istenen mesaj da budur.
Ebû Muhammed Hasan İbni Ali İbni Ebû Tâlib radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den: “Şüpheliyi bırak, şüphe vermeyene bak. Zira gönül, (sözde ve işde) doğrudan huzur, yalandan kuşku duyar” buyurduğunu belledim. (Tirmizî, Kıyâmet 60)
Üseyd İbni Hudayr, Medineli Müslümanlardan olup Evs kabilesinin Eşheloğulları kolundandır. 18 hadis rivayet etmiştir.
Aşağıda ifade edilen hadis, bir hanım sahâbînin ölüm olayı karşısında ne ölçüde sabır gösterebildiğini belgelemekte, dolayısıyla bizlere sabırlı olma konusunda güzel bir örnek sunmaktadır.
Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan ile Hz. Peygamber ve ümmeti üzerine bir söyleşi...