“Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular” hadisini nasıl anlamalıyız?
Genellikle toplu yemek yenen mekânlarda şöyle bir tabelaya rastlamak muhtemeldir: “Yiyin, için fakat israf etmeyin” (ayet meali). İsraf-müsrif denince de hemen ilk akla gelen ve ne yazık ki tek kast edilen, savurganlık olmuştur. Hâlbuki bütüncül bir Kur’an okuyuşuyla, savurganlık da dâhil olmak üzere ne kadar farklı anlamlara ulaşabiliyoruz.
Kul olmak çok zor bir şeydir. Kendi hevâ ve hevesinin ilâh edilmesini isteyen nefis, kişiye devamlı haddini aştırır. Zira bütün israflar, kişinin hevâsından kaynaklanır. Kibrinden, kendini büyük görmesinden, bencilliğinden, başkalarını düşünmemesinden... Kibir ile israf arasında müthiş bir irtibat vardır. Şeytan da kibirli ve müsriftir; secde etmeyerek kendisini israf etmiştir. İsraf eden mü’min de aynı şeytan gibidir.