İmâm-ı Rabbânî Hazretleri Nakşibendiyye yolunda “sohbet”in çok mühim bir esas olduğunu sık sık hatırlatır ve şöyle buyururdu: “Bu tarîkatte, (mânen) faydalanma ve faydalandırmanın esas noktası sohbettir. Sohbette söz ve yazıyla iktifâ edilmez. (Bunlarla birlikte «kalbî beraberlik» de lâzımdır.)”[1]
Ubeydullah Ahrâr Hazretleri, bütün gelirlerini, medreselerdeki ulemâya, talebelere; tekke, zâviye ve câmilerdeki sûfîlere; yolculara, ihtiyaç sahibi müslümanların istifâdesi için tesis edilen vakıflara akıtırdı.