Rabbimiz’in lûtf u keremiyle bir Ramazân-ı Şerîf’i daha idrâk ettik. Bir sonraki Ramazân-ı Şerîf’e ulaşabilecek miyiz, bilemiyoruz. Lâkin şu bir hakikattir ki, son nefeste bir bayram sabahına ulaşabilmek için, Ramazân-ı Şerîf’teki ibadet heyecanını, amel-i sâlih gayretini, infak seferberliğini ve gönül kazanma hassâsiyetini bütün bir ömre şâmil hâle getirebilmek mecbûriyetindeyiz. Çünkü bayramlar, gönüllerin garip, yetim ve kimsesizlere yardımla rikkat kazandığı, kalplerin fısk u fücurdan arınıp fazîlet menbaı hâline geldiği, ilâhî affa nâil olabilmek için yüreklerin af râhiyası tevzî edebildiği günlerin ardında saklıdır.