Mevlâna Celaleddin-i Rumi'nin Mesnevi'sinde geçen “çunki nâmahrem der âyed ez derem perde der pinhan şevend ehl-i harem” (Mesnevî, 1/2381) (Yabancılar kapımdan içeri girdiğinde, ev halkım perde arkasına gizlenir.) sözü ışığında sırları örtmenin hikmetinde neler saklı olduğunu öğreniyoruz.
Mü’minin bir başka mü’mini bağışlaması, esâsen bağışlamayı çok seven Allah Teâlâ’nın ahlâkıyla ahlâklanmanın bir îcabıdır. Allâh’ın kendisini affetmesini isteyen, kendisi de başkalarını affetmelidir. Yoksa insan, Allâh’ın kendisini bağışlamasını istemez mi?