günahlar

Küçümsediğimiz Günahlar

Kalbimize bakmayı temel bir hassasiyet haline getiremeyişimiz sebebiyle farkında olmadan günah kirini küçümsüyor muyuz? Günahın parça parça hayatımıza girip, bizi kendisine alıştırdığını ve bir süre sonra ana limandan fersah fersah uzaklaştığımızı göremiyor muyuz?

Kötülükler ve Günahlar Çoğalınca Ne Yapmalıyız?

Bir toplumda kötülüklerin yaygınlaşması, o toplumların helâkinin, çöküş ve yok oluşunun sebebi olduğu gerçeğini bize hatırlatan hadisi şerif aşağıda açıklanmaktadır. Bu yüzden emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münker (iyiliği emredip kötülükten sakındırmak) her müslümanın görevidir.

Tevbe İle Aşılacak Beş Engel

Herkesin kendi derdine düşeceği mahşer gününde ilâhî rahmete ve Efendimizʼin şefâatine nâil olabilmek için; bugün tevbe, istiğfar, ibadet ve sâlih amellere sarılma mevsimindeyiz. Önümüzdeki; kabir, kıyâmet, mahşer, hesap, Sırat gibi zor ve çetin geçitlere, bugünden hazırlanmak mecbûriyetindeyiz.

Günahkâra Düşman Olma!

Terbiyenin kişiye göre değişen sayısız yolları vardır. Birisi de ve belki en güzeli de muhatabı şoke edecek bir davranış güzelliği ile onun vicdanının sesini duymasına vesile olabilmektir. Ancak kimileri vicdanını o kadar kapatmıştır ki, bu sesi duyması imkânsız gibidir. Böylelerine ceza neyi gerektiriyorsa verilmek durumundadır. Bazen suçluya merhamet, daha büyük günahların ve zulümlerin teşvikine dönüşür. Mü’min, firâsetiyle kime nasıl davranılması gerekeceğini sezebilecek bir gönül kıvamına erişmelidir. Bunun da yolu takvâyı[2] artırmaktır.

Geç Kalınmayacak Tövbe

Hak Teâlâ, kullarına karşı çok merhametli, çok affedicidir. Mühim olan tevbeyi geciktirmemek ve ne zaman geleceği belli olmayan ölüm ânından evvel, pişman bir şekilde dilimizden istiğfarı düşürmemektir.

Esas Korkulacak Şey, Günahlarımız

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, ahiret hayatından ve müslümanın esas endişe duyması gerektiği günahlarından bahsediyor...

Nefisleri Aleyhine Haddi Aşanlar

Kul olmak çok zor bir şeydir. Kendi hevâ ve hevesinin ilâh edilmesini isteyen nefis, kişiye devamlı haddini aştırır. Zira bütün israflar, kişinin hevâsından kaynaklanır. Kibrinden, kendini büyük görmesinden, bencilliğinden, başkalarını düşünmemesinden... Kibir ile israf arasında müthiş bir irtibat vardır. Şeytan da kibirli ve müsriftir; secde etmeyerek kendisini israf etmiştir. İsraf eden mü’min de aynı şeytan gibidir.

İdarecilerin Mesûliyeti

Herhangi bir şekilde insanların önünde bulunan kimseler ve bilhassa idâreciler, amellerine ve gönüllerindeki temâyüllere daha fazla dikkat etmek zorundadırlar. Çünkü onların en küçük bir zaaf ve hatâsı, katlanarak büyümekte ve toplumu çepeçevre kuşatan bir girdap hâline gelmektedir.

Sâlih Zatlar İnsandan Ümit Kesmez

Güzel ahlâkın hizmette ne büyük bir tesir husûle getirdiğini gösteren şu misâl, ne kadar da ib­ret­li­ktir.

Şeytanın Tuzakları

İslam diğer tahrif edilmiş dinlerde olduğu gibi sadece Allah ile insan arasındaki ilişkileri düzenlemekle kalmaz ayrıca insanlar arasındaki ilişkileri de en ince ayrıntısına kadar tertib eder. Bu ilişkiler o kadar net ortaya konmuştur ki dünyanın neresine gidersek gidelim mesela müslüman çocuklar babalarına isimleri ile hitap etmez, onlar karşısında yan gelip yatmazlar. Anneler el üstünde tutulur, yaşlılara saygı, çocuklara sevgi gösterilir.