Güçlü mümin, Allah katında zayıf müminden daha hayırlı ve daha sevimlidir. Peki neden?
Özellikle her türlü olumsuz dış faktörlere açık sosyal ortamlar, insanın fıtratına aykırı dünyevî kaygı taşıyan insanî ilişkiler mânevî çürümeyi hızlandıran ortamlardır. Bu zamanda bir Müslümanın basit, ama kolay hedefler belirleyip az ve öz bir şekilde ona devam etmesi en doğru ve güzel olan bir davranıştır.
Müminler olarak güç toplamak, kuvvetli olmak gibi bir mesuliyetimiz vardır. Bu emre uyanlar ile uymayanlar, Hak katında da eşit olmayacaklardır. Efendimiz'in (s.a.v.) şu sözleri, güçlü mümin olmanın ehemmiyetini anlatması bakımından bir hayat kılavuzu gibidir: "Kuvvetli mümin, (Allah katında) zayıf müminden hem daha hayırlı ve hem de Allah tarafından daha çok sevilen bir kimsedir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayır vardır. Sen, sana faydası dokunacak olan şeyi elde etmeye var gücünle çalış, bu uğurda hırslı ol. Allah’tan yardım dile ve asla acizlik gösterme..."
Müslüman kimlik ve kişilik bozulmasından kaynaklanan ve başarısızlığımızı tetikleyen belli başlı zaaflarımız...