Cenâb-ı Hak; insanoğlunun, insanlık haysiyet ve şerefi içinde yaşamasının reçetesini, göndermiş olduğu peygamberler ve kitaplarla kullarına bildirmiştir.
Kalp ve onun mânevî varlığının adı olan gönlün, insanın saâdet ve selâmetini temindeki yüksek ehemmiyeti dolayısıyladır ki, başkası tarafından bir kötülük neticesinde incitilmesi, bütün tasavvuf erbâbınca çok ağır bir cürüm sayılmıştır.
Yerde ve gökte ne varsa Cenâb-ı Hak insana emanet etti. Bütün mahlûkat, insana emanet. Hepsi Allâhʼın emaneti ve ilâhî mesʼûliyet… O hâlde kula düşen, Hâlıkʼın şefkat ve merhamet nazarıyla mahlûkâta bakabilmek…