Ayet-i kerimede “Zina etmeyin” denilmeyip de “zinaya yaklaşmayın” buyurulması dikkat çekicidir. Buna göre yalnız zina değil, kişiyi zina etmeye sevkeden yollarda yasaklanmıştır. Esasen bir kere bu yollara tevessül edildikten, yani insanı zina etmeye zorlayan ve cinsi arzuları kabartan bir ortama girdikten sonra, artık, bu arzuların baskısı karşısında iradenin gücü oldukça yetersiz kalır ve zinadan korunmak son derece güçleşir. İnsanın bu psikolojik zafını dikkate alan Kur’an-ı Kerim, prensip olarak insanı kötülüklere sevkedici sebepleri ortadan kaldırmayı amaçlar. Buna sedd-i zerîa prensibi denir.
Patricia Kata, Macaristanlı, yirmi yaşında bir üniversite öğrencisi… Okulunu bitirdiğinde Özel Eğitim Uzmanı olup Down Sendromlu ve genetik hastalıklı öğrenci ve çocuklara hizmet edecek, inşallah… Onurla taşıdığı başörtüsünün içinde, öyle edeple ve mâsumâne bakıyor ki sanki yeni Müslüman değil de hep korunarak büyümüş bir genç kız gibi… Onun hidâyet öyküsü, insanın çevresi ne kadar kötü olursa olsun, istediğinde Allâh’ı bulma ve O’nun emirlerini yapma hususunda kişinin kendi irade ve isteğinin çok daha uygun bir faktör olduğunu gösteriyor. Buyurun, Patricia’nın İslâm’a doğru yaptığı yolculuğa şâhid olmaya…