Tasavvufta en büyük kerâmet nedir? Peygamberimiz (sav.) veda hutbesinde bizlere neyi emanet bırakmıştır?
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.)'ın en büyük kerâmeti; en çetin imtihanlar karşısında bile sarsılmayan îmânı ve Rasûlullah (s.a.) Efendimiz’e olan eşsiz muhabbet, sadâkat, teslîmiyet ve itaatidir.
Müʼminin en büyük kerâmeti; “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol…” (Hûd, 112) âyet-i kerîmesine itaat ederek, Allah rızâsı istikâmetinde bir hayat yaşamasıdır. Yani hayatının her safhasını, ilâhî emir ve nehiylere göre tanzim edebilmesidir.
Yaratılmış bütün varlıkların ilmi, onları yaratan Allah Teâlâ’nın ilmi yanında deryadan bir katre hükmünde olduğundan, insanın sınırlı aklıyla kavrayamayacağı nice ilâhî sır ve hikmetler vardır.