Bilmelidir ki; nefsânî menfaat ve arzular; rûhumuza serpilen zehirlerdir. Her biri mânevî hayâtımıza vurulan zincirler mesâbesindedir. İlâhî ahlâka da ancak bu nefsânî zincirler koparıldıktan sonra ulaşılabilir.
İmam Rabbânî, dünyaya sevginin alâmeti olarak insanın dünyevî menfaatlerini Allah’ın emirlerine tercih etmesini göstermiştir. Dünya işi ile âhiret işi çatıştığında veya Allah’ın emri ile nefsinin arzusu çatıştığında hangi tarafı tutuyorsak o tarafı seviyoruz demektir.