Cenâb-ı Hak:“(Rasûlüm!) Onu (Kur’ân-ı Kerîm’i) Rûhu’l-emîn (Cebrâil) uyarıcılardan olasın diye, apaçık Arap diliyle, Sen’in kalbine indirmiştir.” (eş-Şuarâ, 193-195) buyuruyor. Yani Efendimiz’in hayatı ve fem-i muhsininden sâdır olan hadîs-i şerîfler Kur’ân’ın hayata tatbîki ve fiilî bir tefsîri mâhiyetindedir. O’ndan ayrı düşmek ise, dalâletin zirvesidir.
Kadının İslâm’daki mevkii nedir? Günümüzde kadınlar çeşitli vesîlelerle ve yaldızlı sözlerle sokaklarda mutluluğu aramaya itiliyor. Kadınlar huzur ve saâdeti nerede aramalıdır? İşte tüm cevaplar...
Bir ceylanı tutup da onu kurtların, çakalların arasına bırakmak; hamâkatten başka bir şey değildir. Bir insanın, kendisinden bir parça olan yavrusuna yanlış yerlerden tahsil aldırması, yani mâneviyatsız bir eğitim yaptırması da, onun rûhuna zehir serpmesinden farksızdır!..