düşünmek

Sünnet Olmazsa Olur mu?

Kur’ân’ın tatbik edilmiş hâli olmasından dolayı sünnet, Kur’an’ın yanında İslâm’ın vazgeçilmez ikinci kaynağını oluşturmaktadır. Allah’ın kitab’ı ve Rasûlü’nün sünneti, ayrılmaz iki kaynak olarak İslâm toplum yapısının hem teşekkülünü, hem de özelliklerini yitirmeden devamını sağlamıştır.

Peygamber Efendimizin Tefekkürü

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kendisine peygamberlik vazifesi verilmeden önce de sükûtu ve tefekkürü çok severdi. Nübüvvetine yakın zamanlarda halvet ve uzlete çekilmeyi daha çok arzu eder olmuştu. Mekke-i Mükerreme’ye yaklaşık 5 km mesâfedeki Hirâ Mağarası’na giderek orada günlerce kalırdı.

Hakikat Zıtlarla Netleşir

İnsan idrâki, bu dünyadaki her şeyi ancak zıddı ile kavrayacak şekilde yaratılmıştır. Meselâ renkler arasında kontrast/zıtlık arttıkça daha net bir görüntü elde edilir. Tıpkı siyah bir örtü üzerinde beyaz bir noktanın hemen fark edilmesi gibi. Bu hakîkat, maddî-mânevî her hususta geçerlidir.

Ameller Niyetlere Göre Değer Kazanır

“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir” hadisi, insanın kazanacağı sevap ve günahlar ile yakından ilgili ve son derece önemlidir. Ameller yâni yapılan işler niyete göre değer kazanır sözü, çoğu zaman organlarımızla yaptığımız işleri kapsar. Yoldaki bir taşı, insanlara zarar vermesin düşüncesiyle ve sevap kazanmak ümidiyle kaldırıp atmak bir ibadet sayılır. Birinin malını meşrû olmayan yollardan elde etmeye karar vermişken, Allah korkusuyla bu düşünceden vazgeçmek de aynı şekilde sevap kazanmaya vesile olur.

Aklını Kullanma Sanatı

Hazreti Mevlânâ Mesnevî'de “Ey Hakk yolcusu! Sen; aklı, zekayı sat da hayranlığı satın al! Çünkü zeki olmak, akıllı olmak; bir fikir yürütmekten, bir zanna kapılmaktan ibârettir! Hâlbuki hayranlık; Hakk’ın güzelliğini, kudretini, san’atını görmek, şaşırıp kalmaktır!” sözleriyle aklımızı nasıl kullanmamız gerektiğini söylüyor.

Müslümansak Bunları Düşünmemiz Gerekir

Derinden derine düşünmek gerekir neden müslüman aklının bilim, düşünce ve teknik üretmediğini. İki milyarlık müslüman dünyanın neden insanlığa bir şeyler sunamadığını.

Bu Dünyaya Neden Geldin?

İnsan sorgulamalıdır. Sorgulamayan insan köleleşmeye mahkûmdur. Her insan “Ben bu dünyaya neden geldim? Bu âlemdeki gelip geçici misafirliğimin hikmeti nedir sorularını kendi kendine yöneltmelidir. Sorgulanmamış ve cevabı verilmemiş bir hayatın gerçekliği yoktur. Böyle bir hayat karşılıksız çek gibidir.

Kur'ân'da İbretlik Kıssa

Kur’ân-ı Kerîm’de, Araf Sûresi’nde ismi zikredilmeden Bel’am bin Baûra’nın yaptıkları ve düştüğü durum anlatılır. O, bu âyetlerde, dili sarkmış tamahkâr bir köpeğe benzetilmiş ve büyük bir âlimken nasıl zâlimlerden birisi olduğu ibret olmak üzere hikâye edilmiştir.

Hayattaki Amacımız Nedir?

Modern toplumlarda insanlar kafalarını kaldırıp hidayet nuruna bakmak yerine, başlarını önüne eğip ellerinde taşıdıklarına, telefonlarına bakıyorlar, beyinleri yıkanıyor. Bilinçleri ve hisleri işgal altına alındı. Gerçek budur ki; dünya bizi narkotize etti, uyuşturdu. Kör, sağır ve duyarsız olduk. Bugün acil bir şekilde harekete geçmek lâzım. Şiddetli tedaviler lazım... Yazar Rabia Brodbeck, günümüz Müslümanlarının problemleri ışığında gerçek sorularımıza yönelmeye davet ediyor.

İnsanları Güldürürken Ağlatıyoruz

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin 'Hüdâyî'nin Ziyâfet Sofrası' kitabından sahneye uyarlanan 'Ziyafet Sofrası' tiyatro oyunu üzerine yönetmen Osman Doğan ile konuştuk.