Kapitalist, liberalist ve menfaatperest bir anlayış cihâna hâkim durumda. Âdeta “âhiretsiz bir dünya” hayaliyle zulmediyor, insanlığı da bu ham hayale inandırmaya gayret ediyorlar. Peki dünyada ahireti unutan insanın akıbeti ne olacak?
İnsanoğlundan ne melek olması beklenmeli, ne de şeytan olmasına göz yumulmalıdır. O her zaman insan olduğunun idraki içinde bulunmalı, iyiye tâlip, şeytana kapılmaktan uzak bir hayatı yaşayabilmenin azim ve gayreti içinde olmalıdır.
Gönül pusulamız bizi nereye sevk ediyor? Neler için üzülüp seviniyoruz? Sevinç ve hüzünlerimiz daha çok ebedî hayatımız olan âhiret için mi, yoksa geçici ve fânî olan dünya menfaatleri için mi?