domuz eti

Görülmeyen Günahlara Dikkat!

Bir Müslüman, ömrü boyunca ağzına hınzır eti koymuyor. Ondan tiksiniyor. Hattâ paketli gıdâ maddelerinden güvenmediği mamulleri almıyor, evine sokmuyor. Çok güzel. Böyle bir hassâsiyet ve şuur, îmânın ve takvânın gereği… Fakat aynı kişi; dilini yalandan, gıybetten ve nemîmeden muhafaza etmiyor. Hâlbuki bu bâtınî haramlar da en az hınzır eti kadar iğrenç ve tiksindirici.

Domuz Eti Yemek Kadar Çirkin Günahlar

Domuz eti yemek kadar çirkin günahlar hangileridir? Hangi günahlara karşı daha dikkatli olmalıyız?

Çok Beğendiğimiz Ürünlerin İçinde Aslında Ne Var?

Günümüzde gıda ürünlerinde kullanılan emülgatörler ya saflaştırılmış tabiî ürünlerdir ya da tabiî ürünlere çok benzeyen kimyevî yapıya sahip sentetik kimyasallardır. Emülgatörler hayvan veya nebâtî kaynaklı olarak kullanılıyor. Nebâtî kaynaklılarda helâllik açısından herhangi bir problem görülmezken hayvanî kaynaklılarda ise ithal edildiği için kesim usulüne ve domuz kaynaklı olabileceğine dikkat edilmelidir. En önemlisi de kullanılan emülgatörün nebâtî mi yoksa hayvânî mi olduğunu yazmayan etiketlerin problem oluşturmasıdır. 

Helal Sertifikalı Domuz Eti Skandalı

Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Cumhuriyeti'nde İslam dininin haram kıldığı domuz eti 'helal sertifikalı' etiketiyle satışa sunuldu.

Emülgatörler ve Domuz Eti Gerçeği

Elinize aldığımız bu eser, bir İslâmî kâide olarak domuz etinin tahrim edilişine âid hikmetin sırf akıl ve tecrübe ile hareket eden batılı ilim adamlarınca bir kere daha te’yid ediyor. Buna ilâveten artık ülkemizde de kullanılmakta olan emülgatörler’in mazarratlarına dâir gerçeklerin bir meşheri (teşhir yeri) gibidir. Bu itibarla gıdaların çok şüpheli bir duruma geldiği zamanımızda böyle ehemmiyetli iki mes’eleyi bütün teferruatıyla ortaya koyan bu eseri Sebil Yayınevi'nden edinebilirsiniz.

İslâm’ı Kabul Ettiysen Onu Yaşamalısın!

Patricia Kata, Macaristanlı, yirmi yaşında bir üniversite öğren­cisi… Okulunu bitirdiğinde Özel Eğitim Uzmanı olup Down Send­romlu ve genetik hastalıklı öğrenci ve çocuklara hizmet edecek, inşallah… Onurla taşıdığı başörtüsünün içinde, öyle edeple ve mâsumâne bakıyor ki sanki yeni Müslüman değil de hep korunarak büyümüş bir genç kız gibi… Onun hidâyet öyküsü, insanın çevresi ne kadar kötü olursa olsun, istediğinde Allâh’ı bulma ve O’nun emir­lerini yapma hususunda kişinin kendi irade ve isteğinin çok daha uygun bir faktör olduğunu gösteriyor. Buyurun, Patricia’nın İslâm’a doğru yaptığı yolculuğa şâhid olmaya…