İsa (a.s.)’dan yaklaşık 4 asır önce yaşadığı tahmin edilen Hipokrat tanımlamış, kanser denen can sıkıcı hastalığı. Kanser kelimesinin eski Yunancada yengeci tarif eden kökten gelmesinin sebebi ise ikisinin de etrafı kemirici özelliği ile ilgili olduğu sanılıyor.
Antarktika kıtasının tuzlu su göllerinde yaşayan mikropların, büyümelerine ve hayatta kalmalarına yardımcı olabilecek DNA moleküllerini paylaştığı keşfedildi.
Türk bilim insanı Prof. Dr. Sancar ve ekibi, sigaranın DNA'ya verdiği zararın yüksek çözünürlükte haritasını çıkaran bir teknik geliştirdi.
Bilim adamları belirli bir etnik gruba ait genetik özelliklerin şekillenmesinde kültür ve çevresel özelliklerin, kalıtımın yanında belirgin bir etkiye sahip olduğunu bildirdi.
Bilim adamları, günde 20 sigara içen bir kişinin akciğerlerindeki her bir hücrede her yıl ortalama 150 mutasyon meydana geldiğini keşfetti.
1940'lı yıllarda Amerika'da yaşanan bir olay sonrasında İslam'ın konuyla ilgili görüşünü öğrenmek üzere Ömer Nasuhi Bilmen'in kapısını çalan Amerikalı bilim adamları, çıkan sonuç karşısında şok geçirirler.
Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Oğuz Özyaral, haftada en az iki kez olmak üzere tüketilmesini önerdiği nohudun, DNA sentezi ve yenilenmesi için gerekli olan folata sahip olduğunu, bu nedenle de DNA'nın kanser hücreleri formunda değişmesini önlediğini ve yapıyı koruduğunu ifade etti.
Binlerce yıllık geçmişe dayanan ve Şamanizm geleneklerinden biri olan kurşun dökmek, geleceği okumak veya bir hastalığı iyileştirmek amacıyla yapılıyor. Ancak bu işlem kurşun dökülen kişide psikolojik olarak olumlu etki etse de döken kişinin sağlığını bozuyor.
Anne rahmine doğru dut küresine benzer şekilde ilerleyen bir et parçasından, haftalar içinde sanat harikası bir insan inşâ edilir. Bu inşaatta çalışanlar; vazifelerine son derece sâdık, son derece çalışkan, son derece kabiliyetli varlıklardır. Hepsi de ilk defa böyle bir işte yer almalarına rağmen kendilerine öğretilen bilgiyle muhteşem işler başarırlar. Câlib-i dikkat olan, bu işleri becerenlerin; aklı şuuru olmayan cansız atomlardan müteşekkil olmalarıdır.
Karanlık bir ortamda ve ortada daha hiçbir doku ve organ taslağı yokken bütün sistem birbiriyle bu koordineli çalışmayı nasıl yürütmektedir? Hücreler birbirleriyle nasıl haberleşmektedir? Her organdan kaç adet olması gerektiğine nasıl karar verilmektedir?