Dini tahsilde bulunan kimselerin, dinini kimden öğrenmeleri hususunda uyanık olmaları, dini kimden öğreneceklerine çok dikkat etmeleri gerekiyor.
Günümüzde dünyevî tahsile gösterilen ehemmiyet, dînî tahsil için gösterilmiyor. Hâlbuki Efendimiz (s.a.v.) 23 sene boyunca İslâm kültürünü ashâbına tahsil ettirdi. Dolayısıyla evlâtları bir yaz tatilinde, kısa bir süreliğine câmiye veya kursa göndermekle onların dînî tahsillerinin ikmâl olduğunu düşünmek, dînî tahsili hafife almaktır.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor: “Allah bir kuluna hayır murad edince onu dinde fakih kılar. Yani o kuluna dînin hükümlerini öğrenmeye istîdad verir. Ona kuvvetli hafıza, anlayış verir. Onu dünyaya tapmaktan korur. Ayıplarını gözlerinde canlandırır. Yani yaptığı kusurun derhal farkına varıp tövbe eder.” (Beyhakî)
Zâhirî ilimlerde rehberlik eden sâlih âlimler, fakihler, müfessirler ve muhaddisler gibi, bâtınî meselelerde yol gösteren Hak dostu mürşid-i kâmiller vardır. Onlar, Allâh’ın dînini önce kendi hayatlarında yaşar, sonra da hâl, söz ve fiilleriyle insanları irşâd ederler.
Niğde'nin Ulukışla ilçesinde yaşayan 84 yaşındaki emekli başkomiser Mehmet Köksoy, yaklaşık 1 milyon lira değerindeki mal varlığını ve 35 yıllık beylik tabancasını ilçede yapımı devam eden imam hatip kampüsüne bağışladı.