Hz. Ebûbekir (r.a.) kimdir? Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’in en yakın dostu, Altın Silsile’nin ilk halkası, cennete ilk girecek kişi, ikinin ikincisi, ilk Halife; Hz. Ebubekir’in (r.a.) hayatı.
İslam'da mal ve dünya sevgisi ne derece olmalıdır? Ayet ve hadisler Msülümanı mal sevgisi hakkında nasıl uyarıyor?
Cenâb-ı Hak cömert kulunu sever ve diğer insanlara da sevdirir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) insanların en cömerdi idi. Kendisinden önce ashâbını ve ümmetini düşünürdü.
Cömertlik hakkında hadis-i şerifler nelerdir? Allah'ın cömertlere verdiği mükafat nedir? Cömertlik insana neler kazandırır?
Üzerimizdeki nîmetlerin şükrânesi olarak, o nîmetten mahrum olanlara hizmet ve ikramda bulunmayı, saâdet bilmeliyiz. Hattâ teşekkür edâsıyla infâk etmeliyiz. Alanın minnet altında kalacağı değil, verenin minnettar olacağı şekilde ihsanda bulunmalıyız.
Cömertlikte en üstün insan: Allah’ın son elçisi: Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatından infak örnekleri...
İnsanoğlunun yeryüzündeki vazifesi, ilâhî muhabbeti gönüllere aşılayan bir rahmet kapısı olmaktır. Büyük ruhlar, Cenâb-ı Hakk’ın şefkat ve merhamet nazarı ile mahlûkâta bakış tarzına muvaffak olanlardır.
Ashâb-ı kiram, cömertlik, fedakârlık ve îsar hususunda âdeta birbiriyle yarışmıştır. Muhâcir kardeşine, evini, malını-mülkünü her şeyini “kardeşçe” ve “dünyevî bir menfaat beklemeksizin paylaşan” Ensâr’ın cömertliği dillere destandır.
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in infâkı târif edilemeyecek kadar ulvî bir mâhiyet arz etmektedir. Zira O, almaktan çok vermeyi severdi. Fakirlikten korkmadan çok büyük ikramlarda bulunurdu. İnfâkından geriye kalanın değil, asıl verdiği malın kendisine âit olduğunu ifâde ederdi.[1] Sadakanın, muhtacın eline geçmeden Allâh’ın eline geçeceğini haber verirdi.[2] Bu sebeple eline ne geçerse onu derhâl infâk eder, evinde tasadduk edebileceği bir dünyalık varken huzur bulamaz, uyuyamazdı.
Âlemlerin Rabbi çok cömerttir, karşılıksız ikram sahibidir. Yeryüzünde halife olarak vazifelendirdiği kullarının da aynı ölçüde çevrelerine karşı cömert olmalarını, bulundukları ortamda nasiplerini, dünyevî bir karşılık beklemeden paylaşmalarını istemektedir. Bunun için ısrar ve teşviklerde bulunur.