Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, bugünkü gündeminde, canlarıyla ve mallarıyla Allah yoluna fedâ edenlere dikkat çekiyor ve bu dünyadan O'na lâyık bir şekilde ayrılmamızı tavsiye ediyor.
Vakıf, Yaratan’dan ötürü yaratılmışlara merhamet, şefkat ve sevginin bir tezâhürü olan infâkın devamlılık arz ederek müesseseleşmesidir. Bu da bir malın Allâh’a adanmasını, yâni temlik ve temellükten[1] men olunarak, ebediyyen mânevî bir gâye için kullanılmasını ifâde eder. Gâye ise, bütün mahlûkâtın muhtaç olanlarına cömertçe ikramda bulunmak, şefkat ve merhametle yaklaşarak, Cenâb-ı Hakk’ın rızasını kazanabilmektir.
Bu dünya bir pazar yeridir. Cenâb-ı Hakkʼın lûtfettiği canı, malı, bütün imkânları yine Oʼnun yoluna seferber ederek Cennetʼi satın alabilmenin pazarı. Bu pazar, Cenâb-ı Hakkʼın ilâhî azamet tecellîleriyle, ilâhî kudret akışlarıyla, ilâhî sanatın nakışlarıyla dolu. Her şey Cenâb-ı Hakkʼın azametinin şâhidi.