cenabı hakkın rızası

Gerçek Hizmet Ehli Olabilmek İçin...

İh­lâs ve is­ti­kâ­met, hiz­met eh­li­nin vaz­ge­çil­mez iki te­mel vas­fı ol­ma­lı­dır. Makbûl bir hizmette ni­yet, Ce­nâb-ı Hakk’ın rı­zâsını ka­zan­mak­tan ibâ­rettir. “Ne hayırsever insanmış.” de­dirtmek ve bun­dan nef­sânî bir if­ti­har pa­yı çıkartmak, hizmetin ecrini zâyî etmektir. Böy­le nef­sâ­nî his­ler­le, o ul­vî gâ­ye, göl­ge­len­me­me­li­dir.

Salih Müminlerin Hayır Yarışı

“…Onlar hayırda birbirleriyle yarışırlar…” (Âl-i İmrân, 114) ayeti nisbetinde sâlih mü’minler hayır yarışındaki en güzîde hizmet ürünlerini vakıf müesseseleri yapmışlar. Bugün çok geniş sahada hizmet verebilen vakıflar, ya­ra­tıl­mış her şe­ye kar­şı İs­lâm’ın şi­ârı olan şef­kat ve mer­ha­me­tin en mükemmel te­zâ­hür şek­li­dir.