İslâmî kaynaklara göre haccın Hz. Âdem dönemine kadar uzanan bir geçmişi vardır. Bir kısmı İsrâiliyat’a dayanan bazı rivayetlere göre Kâbe’yi önce melekler tavaf etmiş, daha sonra da Hz. Âdem Allah’ın emriyle Mekke’ye giderek Arafat’ta Hz. Havvâ ile buluşup kendisine Beytullah’ın etrafındaki hacla ilgili mukaddes yerleri gösteren meleklerin rehberliğinde haccetmiştir (Hamîdullah, s. 123-127). İşte İslam'da hac ibadeti...
Beytullâh: Allâh’ın evi, Kâbe anlamına gelir.
Biz bütün mescidlere, câmilere Allah’ın evi deriz. Bütün mâbedlerin kıblegâhı olan Kâbe ise en büyük Beytullah’tır. Hadisin bize öğrettiği hususlardan biri de mâbed düşmanlarının hiç bir zaman eksik olmayacağı, her devirde değişik tahrip silahlarıyla ve değişik görünümlerde ortaya çıkacağıdır.
Şöhreti her yana yayılan Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretlerinin durumunu bir fakir seyyâh da duyup dergâhına gelerek huzûrunda kalben ve rûhen feyz bulmak ister.
Peygamber Efendimiz hacda nasıl kurban kesti ve tıraş oldu? İşte siyerde anlatılan o bölüm...
Koleksiyoner Murat Kargılı'nın son çalışması "Kutsal Yolculuk Hac" kitabı bugüne kadar biriktirdiği ve aralarından seçerek hikayelerini yazdığı Hacc yolculuğunu anlatan kartpostallardan oluşuyor.