Kul, herhangi bir nîmete veya muvaffakıyete erdiği zaman, bundan nefsine bir pay çıkarmamalı; “Ben yaptım, ben başardım.” dememelidir. Bilâkis; “Sen lûtfettin. Senʼin ihsânındır yâ Rabbi!..” demelidir.
Bâyezîd Hazretleri’nin hârikulâde hâlleri, daha doğmadan başlamıştı. Annesi ne zaman ağzına şüpheli bir lokma alacak olsa bebek tepinmeye başlar, lokmayı ağzından çıkarıncaya kadar bu hareketi devam ederdi.
Ârifler Sultânı Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri, din kardeşlerine saygısızlık etmenin ve onları hor görmenin, insanın mânevî hayatına çok büyük zararlar verdiğini ifâde eder ve şöyle buyururdu: ‘‘Halka, avâm nazarıyla bakan, yani onları hor ve hakîr gören kişi onlardan nefret eder. Hâlık’ın nazarıyla bakan ise onlara merhamet eder.’’
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Altınoluk Dergisi'nin Mart sayısında yayımlanan makalesinin son bölümünde "kibir" konusuna değindi. Yazıda, Kur'an-ı Kerim'de kibirlendikleri için cehenneme atılacağı zikredilen Karun, Ebrehe gibi kimseleri örnek gösteriyor.