Kuruluşundan itibâren “i‘lâ-yı kelimetullâh” yolunda yürüyen Osmanlı Devleti, yayılmış olduğu geniş sahada hiçbir zaman kuru bir cihangirlik dâvâsı gütmemiştir. O, müslim, gayr-i müslim bütün tebaasına eşsiz bir adâlet ve medeniyet götürmüş, gönüllerde taht kurmuştur.
93 harbi neticesinde elimizden çıkan eski Zağra’nın müftüsü Râcî Efendi’nin “Târihçe-i Vak’a-i Zağra” isimli eserinde hikâye ettiği tahammül edilmez zulüm ve tecâvüzler, o günden beri her fırsatta tekerrür edegelmiştir.