Ramazan, bir acıyabilme aşısıdır. Çünkü Ramazan, bize aynı zamanda acıyabilmeyi de telkin eder. Acıyabilmek, Allah’ın büyük bir lütfudur, acımak merhametin mahsûlüdür. Acıyan cömerttir, mütevazıdır, hizmet ehlidir, vicdan sahibidir.
Bütüncül şahsiyetler sahneden çekilince meydan bencil ve birikimsiz kimselere kalır. Benliğin kara zindanından kurtulamayan kişi, ne değer üretebilir ne de varoluşunu sürdürebilir, Günümüzde belirsizlikler içinde bocalayan toplumun en hazin hüsranı kişilik kaybı ve kimlik krizi şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Gazze Şeridi'nin güneyinde yaşayan doğuştan kolları olmayan Abdurrahim Ebu Hışan, hayata ayak parmaklarıyla tutunmaya çalışıyor.
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda iki ayağını kaybeden Filistinli Neccar, yaşama azmini ve çevresine faydalı birey olma isteğini aradan geçen zorlu 8 yıla rağmen hala canlı tutuyor.
Şebnem Dergisi Yazarı Ayşenur Vural, Dergi'nin Haziran sayısında, Mesnevi Adası başlıklı yazısında, Mesnevi'den bir beyitin şerhini yapıyor.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, O -sallâllâhu aleyhi ve sellem- NASIL ÖĞRETİRDİ kitabında Peygamber Efendimiz’in eğitim usûllerini anlatıyor.
Nefsin bitmek bilmeyen fânî arzu ve emellerini, azim ve irâdesiyle eritemeyen ham ruhlar, ne dünyada rahat yüzü görebilir ne de ukbâda huzur ve saâdete erebilirler. Oruç da; rûhâniyeti nefsâniyete, bâkîyi fânîye, takvâyı fücûra gâlip getirmek için nefse karşı girişilen büyük bir cihaddır.