Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden sonra ilk cuma namazını kıldığı "fethin sembolü" Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılmasının üzerinden bir yıl geçti.
Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım, “Ayasofya’nın müze olarak kullanılması dinen caiz midir?” sorusunu cevaplıyor.
Günümüzde devletin ve mahallî idarelerin ülkenin imarı için gösterdiği çabayı geçmiş asırlarda Osmanlı vakıf sistemi icra etmiştir. Bu sebeple Osmanlı medeniyetinin temel unsuru vakıf sistemidir, denilebilir.
Vakıfnâme bedduâları, mânevî birer tehdittir. Çünkü ebedî istikbâl endişesi taşıyan gerçek müminler, âhiretteki hesâbın azâb ile neticelenmesinden korkarak, böyle bir bedduâya mâruz kalmak istemezler ve dâimî bir hassâsiyet içinde hareket ederler.
Anadolu Gençlik Derneği üyeleri, Arakan, Halep ve Gazze'deki mazlumlar için Ayasofya Meydanı'nda teheccüd namazı kıldı.
Ayasofya Müzesi'nin ibadete açık olan bölümü Hünkar Kasrı'na, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından uzun yıllardan sonra ilk kez asaleten imam atandı.
Muharrem ayı ve Kerbela şehitleri için Sultanahmet Camisi ile Ayasofya'nın minarelerinden karşılıklı, hüseyni makamında ezan okunuyor.
Ayasofya Meydanı’nda ilk defa geçen sene düzenlenen Ümmet İftarı’nın bu yıl ikincisi geniş bir katılımla gerçekleştirildi.
Online satış şirketi Amazon, tepkiler üzerine Kuran-ı Kerim ve Kabe fotoğraflı kapı paspaslarının ardından camili olanları da büyük ölçüde satıştan kaldırırdı.
TRT Diyanet TV, Ramazan ayı boyunca Ayasofya'dan 'Bereket Vakti Ayasofya' adlı sahur programı ile ekranlara geliyor. Yalnız bu sahur programı başlar başlamaz Yunanistan'ın tepkisini çekti.