İslâm’da “adâlet, hak ve hukuk” ölçüsü nedir? Allah’ın adaleti nasıl tecelli eder? Cenab-ı Hakk’ın adaleti.
Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Aranızda mallarınızı bâtıl sebeplerle yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını, bile bile haksız yere yemek için, mallarınızı hâkimlere rüşvet olarak vermeyin.” (Bakara, 188)
Adaletli devlet başkanı, halkının derdine çözüm arar, onları huzur içinde yaşatmaya çalışır ve böylece Allah’ın pek çok kuluna iyiliği ve faydası dokunur. Adaletli yönetim insanların huzur içinde yaşamalarını sağladığı için, Allah Teâlâ âdil yöneticileri sever ve onlardan hoşnut olur.
Dünyada Resûlullah’ın bile sabretmekte zorlandığı çok değişik ve ağır olaylarla karşılaşmak mümkündür. Çâre, sabretmek, sabredebilmektir.
Cenâb-ı Hakk’ın adâleti ve mazlumların duâsını kabul etmekteki hakkāniyetini bilen bir kişi, en küçük bir haksızlık yapmaktan dahî çok büyük bir endişe duymalıdır. İnsanların birbirlerine en çok zulm ettiği bu dönemde insanların en çok ihtiyaç duyduğu "adalet" mazlumun ahı ile elbet yerini bulur ve mazlumun ahı elbet çok çetindir...