Zühd, takvâ ve ihsân vâsıtalarıyla mânevî terakkî yolu açık tutulmayıp, sırf zâhirî hükümlerle yetinmek kesin olarak emredilseydi, istîdâdlı insanların Allâh’a vâsıl olabilme imkânı ellerinden alınmış olurdu.