Allah (c.c) için vermeye, cömertliğe güzel bir örnek olan Mahmud Sâmi Efendi’nin başından geçen kıymetli bir hadise...
Rabbimizin mülkünde yaşıyoruz. Onun nîmetleri ile rızıklanıyoruz. Mâlî ibâdetlerde ihmalkârlık gösterenler, acabâ kimin malını, kimden esirgediklerini hiç düşünmüyorlar mı?
İnfakta bulunmak, sahip olunan her şeyden bir miktarını kardeşinin hakkı olarak görüp paylaşmaktır. Bu mesken olarak oturulan evlerden rızık olarak yenilen yemeklere; ilim, sağlık, makam ve mevkîden, kullanılan bineklere kadar her şey için geçerlidir.
Âlemlerin Rabbi çok cömerttir, karşılıksız ikram sahibidir. Yeryüzünde halife olarak vazifelendirdiği kullarının da aynı ölçüde çevrelerine karşı cömert olmalarını, bulundukları ortamda nasiplerini, dünyevî bir karşılık beklemeden paylaşmalarını istemektedir. Bunun için ısrar ve teşviklerde bulunur.
Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri, Cenâb-ı Hakk’ın rızâsı, hastalıkların ve musîbetlerin def’i için dâimâ kurban kesmeyi ve sadaka vermeyi tavsiye ederdi.
Yorulduysan hayra yor da bir başka işe koyul. Her yorulan “Yeter!” deyip yoldan çıksa, kenara çekilip dursa, yolun hâli nice olur?