İnsanoğlu, duyguları birbirine geçmiş karmaşık bir canlıdır. Kendi şahsına münhasır özellikleriyle mezcedilmiştir. Dolayısıyla farklı fikirler, farklı istek ve arzular tabiîdir. Çünkü her insan birbirinden farklıdır.
İnsan, fıtratı îcâbı bir âile kurmaya ve o âile içinde yaşamaya muhtaçtır. Bunun hâricindeki bir hayat, insana huzur ve saâdet vermekten uzaktır. Lâkin âile yuvasının huzur ve saâdet bahşetmesi için de, âile efrâdının, üzerlerine düşen hak ve vazifeleri bilmeleri ve bunlara riâyet etmeleri zarûrîdir.