Dr. Murat Kaya Peygamberimizin nasıl abdest aldığını anlatıyor...
Su ile abdest almak ne kadar önemli? Su olmadığı zaman ilk ne yapmalıyız? Sahabeler ne yapardı? Peygamberimiz bir kap su ile 300 sahabeye nasıl abdest aldırmıştı? Teyemmüm ayeti hangi esnada inmiştir? Dr. Murat Kaya anlatıyor?
Peygamberimiz ahirette bizi nasıl tanıyacak? Vücudumuzun nurla parlaması için ne yapmalıyız? Bu konularla ilgili hadisler nelerdir? Dr. Murat Kaya anlatıyor...
Ashâb-ı kirâm için ibadetler, Cenâb-ı Hak ile mülâkât ve yakınlaşma anlarıydı. Dolayısıyla çok mühim ve bulunmaz birer fırsat ve huzur hâliydi. Onlar bütün ibadetlerini, Cenâb-ı Hakk’ın emrine muhâtap olma bahtiyarlığına ermenin heyecanıyla yapıyor, herhangi bir ibadeti yerine getirmeyi büyük bir şeref ve nîmet olarak görüyorlardı.
İslam dininde ibadet etmek için alınan abdestin pek çok fazileti vardır. Hadis-i şerifteki rivayette abdestin manevi faydaları anlatılıyor.
Zikrin lezzetine nâil olabilmek için, kalbi ve dili, tevbe ve istiğfâr ile temizleyip onu kötü sözlerden her dâim muhafaza etmek îcâb eder. Bu takvâ hassâsiyetine ulaşan bir gönül, zâten dâimî zikir hâline kavuşmuş olur.
En önemli ibadetlerden biri olan namaz önce aldığımız abdest ile ilgili 10 bilimsel gerçek...
İbadetlerimizin görülen ve bilinen faydaları yanında, bir çok manevî hikmetleri olduğu unutulmamalıdır. Abdest, insanı maddî kirlerden temizlemesi yanında, mânevî kirlenme olan günahlardan da arındırır.
Farz, vâcip ve sünnetlerine riayet ederek alınan abdest, tam ve güzel bir şekilde alınmış olur. Ancak oruçlu iken buruna suyu fazla çekmemek gerektiği, zira suyun boğaza kaçması halinde oruca zarar vereceği aşağıdaki hadiste ifade ediliyor. İşte bu sebeple oruçlu iken genize ulaşacak kadar buruna su çekmek mekruh sayılmıştır.
İlim, mal ve makam gibi ve hatta bazen ondan daha fazla sahibine kibir verebilir. Bu sebeple âlimlerin irşadında mürşidlerin daha çok uyguladıkları eğitim metodu, onları ilmin kibir illetinden arıtmak ve ümmete bir cevher olarak sunmaktır. Medeniyet tarihimizde bunun sayısız misalleri vardır. Hatta denilmiştir ki “Âlimin mürşide teslimiyeti zor ve fakat terbiyesi kolaydır. Ancak câhilin teslimiyeti kolay ve fakat onun da terbiyesi zordur.”