Rûm Suresinin 19. Ayeti Ne Anlatıyor?

Rûm suresi 19. âyette ne anlatılmak isteniyor? Haşir konusunu ele alan Rûm sûresinin 19. ayeti olan “Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarır” hitabının Arapçasını, mealini ve derin tefsirini bu yazımızda bulabilirsiniz.

Rûm sûresi 19. âyette şöyle buyrulur:

Rûm Suresi 19. Ayet Arapça:

يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ۟

Rûm Suresi 19. Ayet Meali:

Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız. (Rûm, 30/19)

HAŞİR GERÇEĞİ: ÖLÜDEN DİRİYİ, DİRİDEN DE ÖLÜYÜ O ÇIKARIR

Bilgi:

Kâinatta müthiş bir düzen ve denge vardır. Her şey yerli yerinde ve bir ahenk içerisinde meydana gelmektedir. Allah’ın kudreti ve yaratma sıfatı gereği, hareketsiz ve cansız olan küçük bir çekirdekten kocaman bir ağaç ortaya çıkmaktadır. Yine, cansız topraktan insan gibi mükemmel bir varlık meydana gelmiştir. Kışın kupkuru bir hâl alan tabiat baharın gelmesiyle birlikte âdeta canlanıp harekete geçmektedir. Bütün bu hakikatlere rağmen, müşrikler ve diğer inkârcılar öldükten sonra dirilmeyi mümkün görmeyerek inkâr etmişlerdir. Her şeyi yoktan var eden, yaratmayı sürekli tekrarlayan Yüce Allah’ın insanı tekrar diriltmesi hangi delille inkâr edilebilir?

Mesaj:

Ölüm bir son değil, sonsuz hayat için yeni bir başlangıçtır.

Kelime Dağarcığı:

Hayy: Diri, canlı.

Meyyit: Ölü.

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Rûm Suresi 19. Ayet Tefsiri:

  1. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden ölüyü çıkarır ve kışta ölümünün ardından baharda yeryüzünü tekrar diriltir. İşte siz de öldükten sonra böyle diriltilip, kabirlerinizden çıkarılacaksınız.

İbâdete lâyık yegâne mabûd Allah’tır. Kudretinin kemâli her şeyde zâhirdir. Bununla birlikte O’nun kudretinin kemâlini anlamak için sadece dünyada her gün milyonlarca kez tekerrür eden “diriltme ve öldürme” sıfatına bakmak kâfi gelecektir. O, ölüden diri çıkarır.

Gıdadan hayvan, yumurtadan civciv, nutfeden insan, câhilden âlim, kâfirden mümin çıkarması, uyuyanı uyandırması buna birer misaldir. Kışın ölümünden sonra baharda yeryüzüne hayat vermesi de yine bu kabildendir. Bunun aksine diriden de ölü çıkarır ki bunun misâli çoktur. Her an gözler önünde tecelli eden bu ilâhî kudret akışları, Allah Teâlâ’nın mahşerde ölüleri dirilteceğinin açık bir belgesidir.

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com

İslam ve İhsan

HAŞİR NEDİR? HAŞİR GÜNÜ NELER OLUR?

Haşir Nedir? Haşir Günü Neler Olur?

HAŞR SURESİNİN TEFSİRİ

Haşr Suresinin Tefsiri

HAŞR SURESİ OKUNUŞU VE ANLAMI

Haşr Suresi Okunuşu ve Anlamı

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.