Oruç, Nimetlerin Kadrini Bilmeyi Öğretir
Nimetlerin kıymetini anlayabildik mi? Oruç bizlere ne kazandırdır?
Oruç bir tezkiyedir, bir temizlenmedir. Bizleri riyazat hâlinde yaşamaya alıştırır. Nimetlerin kadrini bilmeye teşvik eder. Gönülden şükran hislerinin artmasına vesile olur. Mahrumların, açların hâlini tefekkür ettirir. Böylece kalpler rikkat kazanır, hassasiyet kesbeder.
Mısır’da şiddetli kıtlığın hüküm sürdüğü günlerde Hz. Yusuf -aleyhisselâm-’a halk dedi ki:
“Sen devlet hazinesine hükmeden bir idarecisin. Niçin kendini aç bırakıyorsun?”
O da şöyle cevap verdi:
“Karnım tok olursa açların hâlinden anlayamam. Onun endişesi içindeyim.”
Bu çok mühimdir.
Asr-ı saadetten bir misal: Mudar kabilesinden bir grup gelmişti. Çok perişan bir hâlde idiler. Üzerlerinde sadece bir örtü vardı. Rasûlullah Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- o kabilenin bu sefil hâlini görünce Bilâl’e:
“Bilâl, ezan oku!” buyurdu. Bilâl -radıyallâhu anh- ezan okudu. Cemaat toplandı. Efendimiz iki rekât namaz kıldırdı. Ardından:
“Herkes elinde ne varsa getirsin.” buyurdu.
Kimin elinde bir avuç hurma vardı, o bir avuç hurmayı getirdi. Kimi torbasını doldurarak getirdi. Bunun üzerine Rasûlullah Efendimiz’in mübârek çehresi değişti, adeta ay gibi parlamaya ve pembeleşmeye başladı. Yani bir huzur hâli meydana geldi.
Velhâsıl bugün bize düşen, bir merhamet seferberliği başlatmaktır. Elimizden gelen her türlü imkânla müşkül durumda olan mazlum kardeşlerimizin yardımına koşmaktır. Gerek memleketimizde, gerek memleketimiz dışında…
Oruç, merhamet ve cömertliğimizi artırır. Çünkü Cenâb-ı Hak cömerttir ve kulunun da cömert olmasını arzu eder. Bize emanet edilen imkânlardan nefsimize kifayet miktarını ayırıp geri kalanını infak edebilmek gerekir. Nitekim Cenâb-ı Hak:
“Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: İhtiyaç fazlasını.” buyurur (Bakara, 2/219).











YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!