Müzik Neden Bazı Alimlere Göre Caiz Bazılarına Göre Değil?
Müzik neden bazı alimlere göre caiz bazılarına göre değil? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Genel olarak, özellikle de vurgulu, sesli, zilli çalgı aletlerini ulema değerlendirirken, yan faktörlerle beraber değerlendirmiş. Yani bunlar işret âlemlerinde kullanılıyor, içkiyle beraber kullanılıyor, birtakım haramlarla birlikte kullanılıyor. Dolayısıyla bu nesneler, bu haramları çağrıştırdığı için bunları kullanmayı doğru görmemişler.
Bir diğer bakış açısı da şudur: İnsanın nasıl dilinin yemeye ihtiyacı varsa, kulağının da güzel söze, güzel nameye ihtiyacı vardır. Bu noktada Kur’ân-ı Kerîm’in yeterli olacağını düşünmüşler. Yani Kur’ân-ı Kerîm, bir insanın işitme ihtiyacını, güzel name işitme, güzel söz işitme ihtiyacını —inşallah düzgün ifade edebiliyorumdur— karşılar, demişler.
Bunun haricinde bir insan, Allah’ın Kur’ân'ını çok güzel okuyan hafızlarımız var; böyle gönülleri mest ediyor. Eğer bununla iktifa edemeyip de başka şeylere yöneliyorsa, burada sıkıntı var demişler. Fakat İmam Gazâlî (rahmetullahi aleyh) gelmiş ve bugün müzik diye bildiğimiz olayı birtakım kayıt ve şartlara bağlayarak, güzel muhtevalı, güzel sözlü müziğin eğer Allah’ın bir emrini ihlale, bir yasağını çiğnemeye götürmüyorsa mubah olduğunu söylemiş.
Binaenaleyh, burada müziğin biliyorsunuz bir yönüyle uyuşturucu özelliği de var. Yani bugün dijital drug diyorlar; uyuşturucu müzik olarak belki tercüme edeceğimiz, farklı frekansların —işte atıyorum, 400 mhz sağ kulağınızda, 300 mhz sol kulağınızda— bu frekanslara maruz kalan insanların bir müddet sonra uyuşturucu almış gibi elinin ayağının kilitlendiği görülüyor. Dolayısıyla mesela bugün birtakım aşırı gürültülü çalgıların, türkünün, müziğin, vesairenin, enstrümanların insanları uyuşturduğu, kendinden aldığı, bağımlılık yaptığı vesaire ile ilgili çalışmalar da var.
Dolayısıyla bunları abartmamak kaydıyla —yani bir insan dinleme ihtiyacının %70’ini Kur’ân-ı Kerîm’le karşılıyordur da %30’unu böyle anlamlı, insanın dünyasına ve âhiretine faydalı birtakım sözlerin, sessiz müzik enstrümanları eşliğinde çalınabileceği— kanaatindeyim.
Ama bu konu, kıyamete kadar ihtilaflı bir konu olmaya devam edecek. Yani bu ihtilafı hocalarımız öyle demiş: “Ey Ahmet Hamdi, sen gel bu işin ihtilafını kaldır...” Öyle bir dünya yok, öyle bir güç de yok fakirde. Dolayısıyla burada herkes kendi meşrebine, kendi takvasına uygun olan bir tavır benimsemek durumundadır.











YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!