Müstesna Bir Müslüman Şahsiyeti

Plevne kahramanı Osman Paşa’dan Humuslu Müslümanlara; tarih sahnesinde dürüstlüğüyle hayranlık uyandıran müstesnâ bir Müslüman şahsiyetinin derin izleri.

Kılıç kılıca, karşı karşıya geldiği şahsa; «Sana itimadım, kendi adamlarıma güvenimden daha fazladır.» dedirtecek bir kimlik, müstesnâ bir şahsiyet; Plevne kahramanı Osman Paşa, altı ay muhasara altında kalmıştı. Yarma harekâtı yaptı; çıkamadı, esir düştü. Sonunda hıristiyan halkı topladı;

“Ben, sizi muhafaza etmek için sizlerden cizye (vergi) aldım. Fakat sizi bugün muhafaza etme gücüm kalmadı. Bu cizyeleri size iade ediyorum.” dedi.

Aynı dürüstlüğü asırlar önce Humuslu Müslümanlar da sergilemişlerdi.

Nedir bu?

Peygamber terbiyesinin ölçüleri ile şekillenmiş bir Müslüman şahsiyeti.

GERÇEK BİR ÖRNEK MÜSLÜMAN ŞAHSİYETİ

Câbir -radıyallâhu anh- naklediyor:

Efendimiz, uzun bir konuşma yaptı. Hitâbesini bir Müslüman şahsiyetini dile getiren şu cümlelerle bitirdi:

“Ben her mü’minin kendi nefsinden daha ileriyim, yani her mü’mine kendi nefsinden daha yakınım. Bir kimse ölürken, mal bırakırsa o mal kendi yakınlarına, mîrasçılarına aittir. Lâkin borç veya yetimler bırakırsa; o borç bana aittir, o borcu öderim. Yine yetimler bırakmışsa yetimleri de muhafaza etme, benim vazifemdir.” (Müslim, Cuma, 43)

Nedir bu?

İnsanlara rehber olan / kılavuzluk yapan yüce bir Müslüman şahsiyeti.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hidayet Güneşi, Yüzakı Yayıncılık

İslam ve İhsan

DÜŞMANIN BİLE İTİMAT ETTİĞİ BİR KİMLİK: MÜ'MİN ŞAHSİYETİ

Düşmanın Bile İtimat Ettiği Bir Kimlik: Mü'min Şahsiyeti

ÖRNEK ŞAHSİYETLER

Örnek Şahsiyetler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle