Mehâfetullah Misalleri
Mehâfetullah ne demektir? Mehâfetullahın önemi, gerekliliği ve mehâfetullaha dair kıymetli örnekler.
Mehâfetullah, "Allah korkusu" veya "Allah saygısı" anlamına gelen Arapça kökenli bir İslami kavramdır. Genellikle "Ra'sü'l-hikmeti mehâfetullâh" ("Hikmetin ve bilgeliğin başı Allah korkusudur/saygısıdır") şeklindeki hadis-i şerifle ve Osmanlı döneminde mülki amirlerin makam odalarında yer alan hüsn-i hat levhalarla bilinir.
MEHÂFETULLAH MİSALLERİ
Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh-’dan bir misal:
“...Kim kötü bir iş yaparsa cezasını çeker!..” (en-Nisâ, 123) âyet-i kerîmesi nâzil olduğunda son derece büyük bir iç titreyişiyle Allah korkusundan;
“Belim kırılır gibi oldu, kasıldım kaldım!..” buyurmuştur.
Onlar, Cenâb-ı Hakk’ın âyetlerini böyle bir teyakkuz ve huşû ile dinliyorlardı.
Hazret-i Osman -radıyallâhu anh- da şöyle îkaz eder:
“Ölümü bildiği hâlde, (kahkahayla) gülene hayret ederim.
Cehennemdeki ızdırâbı bildiği hâlde, günah işleyene hayret ederim.
Cennet saâdetini bildiği hâlde, tembellik edip zamanını boşa geçirene hayret ederim.”
Sâlihlerden bir zât pazara uğramıştı. Lüzumlu birkaç şey alacaktı. Alacağı şeylerin karşılığını da evde hesaplamış ve elindeki mevcut parasının buna kâfî olduğuna kanaat getirmişti. Fakat pazar yerine vardığında; o para, alacaklarına yetmedi. Bunun üzerine o sâlih kişi ağlamaya başladı.
Etrafındakiler, buna hayli şaşırdılar. Alacaklarına parası yetmediği için ağlamasının yersiz olduğunu söyleyerek kendisini teskine çalıştılar. Bir zaman sonra kendine gelen o sâlih zât; boğazında düğümlenen son hıçkırıklar arasında, şaşkın kalabalığa şöyle seslendi:
“–Gözyaşlarımı bu dünya için sanmayın! Düşündüm ki, bugün evdeki hesap çarşıya uymuyor! O hâlde yarın dünya hesabı âhirete nasıl uyacak?!.”
Zira selîm bir kalbe, her şey âhireti hatırlatır. Her şey ibret ve tefekkür vesilesidir.
Yûnus Emre Hazretleri Allah korkusu ile gözyaşı dökmeye şöyle davet eder:
Anıp kıyâmet gününü,
Ağlaşalım ol gün için.
Ol gün melâmet günüdür,
Ağlaşalım ol gün için.
Âh ol günün korkuları,
Koca kılar mâsumları,
Nice olur mücrimleri?
Ağlaşalım ol gün için.
Ol gün katı efgān ola,
Erkek dişi üryân ola,
Cümle ciğer biryân ola;
Ağlaşalım ol gün için.
Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri, son nefes selâmeti için talebelerinden duâ isterdi. Âhiretin korkutucu manzaralarına, dünyada iken hazırlanmak husûsunda şu îkazlarda bulunurdu:
“Sırat köprüsü kıldan ince, kılıçtan keskincedir. Dünya hayatında İslâm’ı yaşamak da böyledir. İslâm’ı tam olarak yaşamaya gayret etmek, Sırat köprüsünden geçmek gibidir. Burada nefse karşı mücadele güçlüğüne katlananlar, orada Sırât’ı kolay ve rahat geçeceklerdir. İslâm’a uymayan, hevâ ve heveslerine düşkün olanlar ise, Sırât’ı geçerken çok büyük zorluk ve meşakkatlerle karşılaşacaklardır.
Bunun içindir ki Allah Teâlâ, İslâm’ın gösterdiği doğru yola «Sırât-ı Müstakîm» ismini vermiştir. Bu isim benzerliği; İslâm yolunda bulunmanın, Sırat köprüsünü geçmek gibi olduğunu göstermektedir...”
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Ekim, Sayı: 260










YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!