"Koronavirüse İki Kez Yakalandım ve Hala Nefes Almakta Zorlanıyorum"

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Aydın Balcı, iki kez yakalandığı koronavirüsü yenerek yeniden hasta kabulüne başladı.

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Hastanesinin Kovid-19 Ara Servis Polikliniğinde görev yapan Balcı'nın temmuz ayında hastalarını muayene ettikten sonra yaptırdığı Kovid-19 testi pozitif çıktı.

Tedavisinin ardından yeniden görevinin başına dönen Balcı, yaklaşık 75 gün sonra tekrar koronavirüse yakalandı.

Testi pozitif çıkan Balcı, karantina ve tedavi sürecinde Sağlık Bakanlığının önerdiği ilaçları kullanarak iyileşti.

Balcı, Kovid-19'a ilk olarak temmuz ayında yakalandığında hastalığın seyrini bilmediğinden "Ne zaman nefesim daralacak?" diye endişeli olduğunu ve çalıştığı hastanede 5 gün tedavi görerek hastalığı ayakta atlattığını söyledi.

Eylül ayında ikinci kez PCR testinin pozitif çıkmasıyla önceki deneyiminden tedavi sürecine erken başladığını dile getiren Balcı, şöyle konuştu:

"Bu süreçte eşim ile 4 yaşında ve 2 aylık çocuklarıma da Kovid-19'u bulaştırdım. Ailece hepimizde yüksek ateş görüldü ve zor günler geçirdik. Gün geçtikçe bende de nefes darlığı oluşmaya başladı. 'Yoğun bakıma düşeceğim' diye çok endişeliydim. Allah'tan ailece hepimiz çok az hasarla atlattık. Eğer 'Favipiravir' ilacına başlamamış olsaydım belki benim de hastalık sürecim ağır seyredecekti. Hastalık süreçlerimi ne kadar hafif atlatsam da hala nefes darlığım devam ediyor. Hala 2-3 kat merdiven çıktığımda nefes nefese kalıyorum. Şu anda bu şekilde yaşamımı sürdürüyorum."

Balcı, Kovid-19'a bir kere yakalanıp iyileşenlerin tekrar hastalanabildiğine dikkati çekti.

Kovid-19'dan korkanlar varsa "antikor" testi yaptırabileceklerini aktaran Balcı, "İlk yakalandığım sürecin ardından kendime antikor testi baktırmıştım. Antikorum da negatif çıkmıştı hatta Türk Kızılaya plazma bağışında bulundum. Kızılaydan bana ulaşarak plazmamda antikor oluşmadığını söylediler. Ondan dolayı da çok korkuyordum. Sonraki gribal hastalık belirtilerimin ardından tekrar PCR testi vererek yeniden Kovid-19'a yakalandığımı öğrendim. İkinci tedavi sürecimin tamamlanmasından sonra yine antikor testi yaptırdım. Sonucumda antikor seviyemin yüksek olduğunu gördüm ve şu anda kendimi daha güvende hissediyorum ama yine de maske takıyor, mesafemi koruyor ve hijyen kurallarına uyuyorum. Kovid-19'dan korunmanın en güvenli yolu şu an için bunlar." diye konuştu.

Aydın Balcı, tedavisini üstlenen doktorlar başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına özverilerinden dolayı teşekkür etti.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.