Kendini Tefekkür Et!

Kendin üzerine hiç tefekkür ettin mi?

Cenâb-ı Hak; insanı, kendi varlığı ve yaratılışı üzerinde tefekkür etmeye davet ediyor.

Cenâb-ı Hak; insanı, bir damla suyun içindeki yok kadar bir zerreden halk ediyor. Sonra nutfeyi, anne karnında türlü safhalardan geçiriyor. Embriyoloji ilminin son asırda tespit edebildiği bu safhaları; Kur’ân, 14 asır evvel bir bir sayıyor.

Cenâb-ı Hak; o bir damlacıktan yarattığı insanın vücudunda, türlü türlü cihazlar halk ediyor.

O cihazlardan bir tanesi olan böbreğin filt­releme vazifesini, diyaliz merkezlerinde koca bir makine ile ancak kısmen taklit ediyorlar.

Ciğerlerimizde kan; temizleniyor ve hücrelere taşınacak oksijeni yükleniyor.

Kalp ise, bir ömür boyu hiç durmadan çalışıyor. Kılcal damarlara kadar vücudumuzun her yerine kan pompalıyor.

Karaciğerimiz; gıdâlardan hâsıl olan şekeri, yavaş yavaş vücuda veriyor.

İnsanoğlu bu sayısız uzuvlarını ve sistemleri asla kendisi çalıştırmıyor. Her biri ilâhî programla vazifesini îfâ ediyor. Eğer bunların çalışmaları bizim elimize verilseydi, biz âciz kalırdık.

Ne muazzam nimetler!

İnsan, gözünü tefekkür etmeli.

“–Ver gözünü, al dünyaları!..” deseler, kimse görme nimetinden vazgeçemez.

İnsan, lisânını tefekkür etmeli. Bir et parçasıyla, iki ses teliyle; insan konuşuyor, beyan nimetine eriyor.

İşitme ayrı bir nimet; tatma, koklama her biri ayrı birer ilâhî nimet.

İnsan bedeninin tefekküründe bir sır da; onun belirli bir yaşa kadar güçlenip kuvvetlendikten sonra, gidişâtın terse dönmesi... Rabbimiz buyuruyor:

“Kime uzun ömür verirsek, Biz onun gelişmesini tersine çeviririz. Hiç akıl erdirmiyorlar mı? (Yolculuk nereye?)” (Yâsîn, 68)

İnsanoğlu; vücudunu kendisi idare etmediği gibi, yaşlılığı da durduramıyor.

Bu fânî akış nereye? Toprak terkîbinden gelip tekrar toprak terkîbine dönen insan; yolculuğun orada bitmediğini, ölümün ancak bir başka kapıdan geçerek, önce berzah sonra âhiret âlemine geçiş olduğunu idrâk etmeli...

Bu idrâk ile; gençliğinin, sıhhatinin, ömrünün kıymetini bilmeli. Bu emâneti, ebedî hayatın sermâyesi olarak kullanmalı...

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Ekim, Sayı: 260

İslam ve İhsan

TEFEKKÜR NEDİR? NASIL TEFEKKÜR EDİLİR?

Tefekkür Nedir? Nasıl Tefekkür Edilir?

ÂYETLER ÜZERİNDE TEFEKKÜR, TEDEBBÜR VE TEZEKKÜR

Âyetler Üzerinde Tefekkür, Tedebbür ve Tezekkür

TEFEKKÜRÜN ÖNEMİ VE FAZİLETİ

Tefekkürün Önemi ve Fazileti

TEFEKKÜR İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Tefekkür ile İlgili Ayet ve Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle