Cihan dershânesinde alık ve abus bir çehreyle dolaşmak; güllerin, sümbüllerin, bülbüllerin, rüzgârların, derelerin ve dağların hâl lisânından bir şey anlamamak,
Kalp îman ve istikâmet üzereyse, zâten bu kâinat kitabında gördüğü her varlık, ona Yaratan’ının kudret ve azametini hatırlatır. Güneş, Ay, yıldızlar, atmosfer,
Muhabbet, gönlün hissettiği kemâl sebebiyle bir şeye meyletmesidir. Yani kendini sevdiğine yaklaştıracak şeye daha fazla önem vermesidir. Bu itibarla insan, hak
Unutmayalım ki bu dünya dershânesine, âhiret icâzetnâmesini alabilmek için geldik. Evvelâ, bu dershâneye geliş ve gidişin mânâsını doğru okumamız şart. Zira bur
İnsan, Allâh’ın sanatındaki hârikulâdelikleri ne kadar çok öğrenir ve üzerinde ne kadar tefekkür ederse, O’nun celâl ve azameti hakkındaki mârifeti, yani Hakk’a
Cennetin nehirleri nelerdir? Allah Teâlâ’nın cennette Peygamber Efendimiz'e vereceği nehir hangisidir?
Tefekküri mevti, kalbi yumuşatmak, kalbdeki sevgiyi geçici dünya nimetlerine değil bâki olan Allah'a ve O'nun razı olduğu şeylere çevirerek nefsin ibret almasın
Âmâ bir sahabinin tefekkür derinliği gözü gören ve gücü yerinde olanlar için ne müthiş bir fiilî nasihattir.
Peygamberimiz geceleri ayakları şişinceye kadar gözyaşları içinde kulluk ve ibâdete devâm etmiş, gözleri uyusa bile kalbi dâimâ uyanık ka
Rabbimiz, biz kullarından, ilâhî kudret ve azametini, kâinattaki büyük nizâmın sır ve hikmetlerini, kullarına olan sayısız ikramlarını tefekkür etmemizi, bu tef