Müşavir: Fikrine mürâcaat edilen, kendisine danışılan kimse anlamlarına gelmektedir.
Müstehcen: Edeb ve ahlâk dışı, ahlâka aykırı, çirkin, uygunsuz, iğrenç anlamlarına gelmektedir.
Müstehak: İstihkâkı olan, lâyık, hak etmiş, lâyık olunan, hak edilen şey anlamlarına gelmektedir.
Müstesnâ: İstisnâ edilen, başkasına benzemeyen, benzeri olmayan, seçkin, mümtaz, kâide dışı gibi anlamlara gelmektedir.
Müşâhede: Bir şeyi gözle görme, mânevî seyir anlamlarına gelmektedir.
Müstakbel: Önde bulunan, ileride, gelecek zaman, gelecekte olacak bulunan anlamlarına gelmektedir.
Müstehab: Sevilen, hoşa giden şey, yapılması dînen zorunlu olarak emredilmediği hâlde makbul sayılan şeyler, işlenebilir fiiller. İşleyen sevap kazanır, işlemey
Müstakîm: Doğru, düz, ahlâklı, nâmuslu anlamlarına gelmektedir.
Müstecâb: Kabûl olunmuş anlamına gelir.
Müstahak, Müstehak: Bir şeye hak kazanmış, bir karşılığı hak etmiş kişi anlamına gelmektedir.