İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bak
“Gerçeğin ötesinde sapıklıktan başka ne var ki?” (Yûnus sûresi (10), 32) Bu âyet-i kerîme, hak ile dalâlet arasında bir bağ olmadığını ortaya koymaktadır. Hakt
“Meşrulaştırma.” Bu kavram üzerinde düşünmeliyiz. Çünkü Müslümanlığımızın kalitesi bununla birebir alakalı. “Meşru” olanla “meşrulaştırılan” arasındaki farkı gö
Peygamber Efendimiz kendisine gelen kabilelere İslam'ı yaşamayı öğütlüyordu. İslam'ın her rüknunun çok önemli olduğu ve bilhassa 'namaz' konusuna ekseriyetle de
Sözlükte "iyilik, iyi, faydalı iş ve fayda" anlamlarına gelen hayır, Allah'ın emrettiği, sevdiği ve hoşnut olduğu davranışlar demektir. Sözlükte "
İnsanın fiilleri, zorunlu (ıztırarî) fiiller ve ihtiyarî (iradeli) fiiller olmak üzere ikiye ayrılır. Nefes alışımız, kalp atışımız, midemizin sindirimi gibi z
İnsanlar fiillerde gerçek bir irade hürriyetine sahiptirler. Çünkü insan bu gerçeği kendi içinde her an duymakta, yaptığı işlerde hür olduğunu hissetmektedir.
Peygamber Efendimiz kendisine gelen kabile, heyet ve diğer müslümanlara İslam'ı nasıl anlatırdı? Peygamberimize İslam'ı öğrenmeye gelene heyetlerden Efendimiz h
İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz.
Âhiret, İsrâfil'in (a.s.) Allah'ın (c.c.) emriyle, kıyametin kopması için sûra ilk defa üflemesiyle başlayacak olan ebedî hayata denilir.