Aziz Mahmud Hüdâyi Vakfı’nın esas gayesinden ve bu gaye adına ne gibi faaliyetlerin yürütüldüğünden bahseden Hüdâyi Bülteni'nin 8. sayısı yayınlandı. Üç ayda bi
Hüdayi Vakfı 22 Aralık'tan bu yana Filipinler'de meydana gelen sel felaketi için acil yardım çağrısında bulundu.
İnsanlar Cenâb-ı Hak nazarında üç gruptur. Peki üç grup insan arasında en kıymetlisi hangisidir? İnsanlar hangi kıstasa göre ayrılıyor?
Hayra ve hizmete koşan insanlar; îcâb ettiğinde fedâkârlıklarda bulunur, yârdan, anadan, serden geçerler. Gurbet yollarına düşerler. Peygamberimiz (s.a.v) gibi
İslâm’ı yaşama ve yaşatma gayretleri, bir başka ifadeyle, Allah yolunda can ve malla hizmet etmek; diğer bazı ibâdetler gibi, hududu tayin edilmiş bir vazife de
Cenâb-ı Hak, sâlih müminler hakkında âyet-i kerîmede: “…Onlar hayırda birbirleriyle yarışırlar.” (Âl-i İmrân, 114) buyurmaktadır. Sâlih müminlerin, bu hayır yar
Vakıfnâme bedduâları, mânevî birer tehdittir. Çünkü ebedî istikbâl endişesi taşıyan gerçek müminler, âhiretteki hesâbın azâb ile neticelenmesinden korkarak, böy
İslam Medeniyetinde vakıf malı, Allah’ın emaneti olarak kabul edilir. Süleyman -aleyhisselam- ve Salih -aleyhisselam-’ın rivayetleri, bu hakikatin önemini idrak
Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-, asıl zenginliğin, mal çokluğu ile değil, gönül zenginliği ile olduğunu belirtmişlerdir.
Kâmil bir mümin olabilmenin şartlarından biri de “servet bir emânettir” şuuruyla yaşayabilmektir. Bu itibarla servetin, infak ölçülerinin dışında kullanılması,