İdeal Müslüman yorgunluğunu başka bir meşguliyetle gideren, tembelliği lügatinden söküp atan, fitne üretmesi için şeytana fırsat vermeyen Müslümandır. İdeal Müs
Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri buyurur: “Her kim kendine bakıp ibadetini ihlâslı görür, keşif sahibi olduğunu düşünür ve nefislerin en çirkefi olarak kendi nefsin
Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de mü’minlerin kardeş olduğunu beyan buyurur.[1] Efendimiz de din kardeşleri arasında sağlam bir muhabbet bağı tesis edilmeden kâmil
Günümüz dünyasının yaşadığı en büyük felâketlerden biri olan yoksulluk husûsunda İslâm, zengin ve fakire nasıl bir telkinde bulunmaktadır? İslam'da zenginlik ve
Sohbet eden de dinleyen de daha önceden kendisini mânen hazırlamalı, sohbet meclisine ibâdet vecdiyle girmelidir. Zira mânevî sohbetlere iştirak, Peygamber Efen
Muhabbet ve rızâ, îman nûrunun tecellîgâhı olan kalbin en mühim iki amelidir. Bu ikisi, müʼminin Hakkʼa giden gönül yolculuğundaki terakkîsinin de en büyük serm
Çarpıtılmış zamanlara ulaştık, dini zemin ayağımızın altından kaydırılmaya çalışılıyor, özenle yaşatmamız gereken biricik kavramın can suyumuz olan “Hak” olduğu
Tasavvuf, dünyayı bir kenara bırakıp ruhbanlığa yönelmek değildir. Dinden ayrı bir din değildir. Dine ilave bir sistem de değildir. Tasavvuf, asr-ı saadette hâl
Ham nefis, doymak bilmez. Îmânın lezzetini tatmış bir mü’min ise, kifâyet miktarı bir rızka hamd eder, hattâ onu bile paylaşacak insan arar.
Son zamanlarda ülkemizde de görülmeye başlayan güya “Kur’an Müslümanlığı” ya da “Hadis Müslümanlığı” masum ismi altında mezhepsizlik cereyanı canlandırılmaya ça