Bir Müslümanın hem dünyada hem ahirette mutlu olması mümkün. Peki dünya ve ahiret mutluluğu nasıl sağlanabilir?
Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamber Efendimiz Cennete bir karış kalıp da kaybedenleri, Cehenneme bir karış kalıp da kazananları haber vermektedir. Cenâb-ı Hak, ölüm gel
İslam’da yardım isteyene yardım etmek, Müslümanın boynuna borçtur.
Biz Müslümanların en büyük vazifesi; cehaleti gidermektir, kendi nefsimizden de bütün insan cinsimizden de.
Hâli vakti yerinde olanlar, bu “takdîr-i ilâhî”yi iyi idrâk ederek ihtiyaç sâhiplerine karşı hissiz kalmamalı, büyük bir ibâdet vecdiyle yardımlarına koşmalıdır
Hiç şüphesiz ki insan, sevdiği kimsenin emânetine daha çok îtinâ gösterir. Ona en ufak bir zarar gelmesini arzu etmez. Tâbiri câizse ona gözü gibi bakar. Peki b
Kâinâtın en şerefli varlığı olarak en güzel kıvamda yaratılan ve Hakk’ın yeryüzündeki halifesi olma liyâkat ve istidadını kendinde barındıran insan, bu keyfiyet
Allah’a inanan bir kimse, hiçbir zorluktan yılmayacak ve her şeyi başarabilecek bir irade gücüne erişmiş demektir. Zira iman, en büyük imkândır.
Tereddütsüz iman etmek ve Allah'a tam güvenmekle ilgili ayetleri sizler için derledik. “Mü’minler Hendek Harbi için toplanıp gelmiş düşmanı gördükleri zama
İslâm’da, kibirli ve hasis zenginler ile hakkında takdîr edilene sabredemeyip isyanda bulunan fakirler zemmedilmiştir. Bu yüzdendir ki Peygamber Efendimiz -sall