Gözler O’ndan Sonra Ne Görsün?
Rasûlullâh’tan (s.a.v.) sonra ashâbın gönlünde kalan firâk, dünyaya hangi acı hakikati bıraktı?
Allah Rasûlü’nün vefâtından sonra gözlerini kaybeden bir başka sahâbînin hissiyâtı da Abdullâh bin Zeyd’inkinden farklı değildi.
RASÛLULLÂH’TAN SONRA GÖZ NE GÖRSÜN?
Sevgililer Sevgilisi’nin ardından gözlerini kaybettiğinde dostları onu tesellîye gelmişlerdi. Hâlbuki onun gözlerini yitirmekten dolayı bir derdi, tasası yoktu. Kendisini tesellîye gelenlere şöyle mukâbele etti:
“Ben o gözleri Rasûlullâh’a bakmak için istiyordum. O’nun vefâtından sonra dünyânın en güzel ceylanlarının gözüne sâhip olsam ne çıkar!” (İbn-i Sa’d, II, 313; Buhârî, el-Edebü’l-Müfred, no: 533)
Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz vefât ettiğinde ashâbın hâli, hüznünden yanıp eriyen mumlar gibiydi. O gün Allah Rasûlü’nün firâkı ile gönüller bir anda hasret yangınlarıyla kavrulmuş, ashâb-ı kirâm, hâlden hâle girmişti. Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- dahî bir an kendinden geçmiş, Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, insanları teskîn edinceye kadar bin bir güçlük yaşamıştı. Zîrâ O’nu görmemeye bir gün bile dayanamayan âşık gönüller, artık bu fânî dünyâda O’nu hiç göremeyeceklerdi.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!