iman   (12243 içerik bulundu)

Şu Üç Şey İmanın Alâmetlerindendir

Zünnûn-i Mısrî Hazretleri “Şu üç şey îmânın alâmetlerindendir” buyuruyor.

İman Nimetinin Şükrü Nasıl Edilir?

Îman nimetiyle beraber, bu muazzam nimetin şükrünü edâ etmemiz gerekir. İşte 5 maddede iman nimetinin şükrü...

Kendisinde Üç Haslet Bulunan İmanını Olgunlaştırmıştır

Güzel abdest almanın önemi nedir? Kendisinde üç haslet bulunan bir insan îmânını şöyle olgunlaştırmıştır...

İman, İbadet ve Ahlak Bütünlüğü

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu haftaki cuma hutbesi “İman, İbadet ve Ahlak Bütünlüğü” başlığıyla yayınlandı.

İsrail’in Aralıksız Bombardımanı Sonucu Gazze’deki Sağlık Sistemi Çöktü

Filistinli doktorlar tarafından kurulan Uluslararası Tıbbi Yardım Derneği (MEDICS) Yönetim Kurulu Başkanı Doktor Ahmed Abdullah, İsrail’in Gazze’de doğrudan has

Müminlerin İmanlarını ve Cesaretlerini Arttıran Parola

Ordular toplayan düşmandan korkun dediklerinde, müminlerin imanlarını ve cesaretlerini arttıran parola neydi? Gazze'de Müslümanların Allah'a (c.c) tevekkülünü,

Bilgi, İman İçin Tek Başına Yeterli midir?

İslami açıdan eğitim ve öğretim nasıl olmalıdır? Okuma ve öğrenmeye nereden başlanmalıdır? Peygamberimizin (s.a.s.) eğitim metodu nasıldır? Bilgi, iman etmek iç

“Ey İman Edenler! Allah’tan Korkun ve Herkes Yarına Ne Hazırladığına Baksın” Ayeti

“Ey îmân edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın!..” ayetinde anlatılmak istenmektedir?

İslam’da Kader ve Kazaya İman

Kaza ve kader ne demektir? Kaza ve kadere iman nedir? Kaza ve kadere imanın faydaları nelerdir? İslam’da kaza ve kadere iman hakkında merak ettiklerinizi yazımı

Îman, Süreyya Yıldızında Olsa Erişecek Er

Rasûlullah’ın (s.a.s.), “Şunlardan öyle erler -veya er- vardır ki îman Süreyya yıldızının yanında olsa, muhakkak ona yetişir, bulur” buyurduğu kişiler...

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.