hutbe   (1416 içerik bulundu)

Allah Kimleri Sever Kimleri Sevmez

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve bugün tüm camilerde okunacak olan Cuma hutbesi yayınlandı. Hutbenin bu haftaki

Ashâb-ı Kirâmın Kardeşliği Nasıldı?

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi ashâb-ı kirâmda kardeşliğin nasıl olduğunu örneklerle anlatıyor.

Hz. Ömer'in En Çok Sevdiği Kişi Kimdir?

Hazret-i Ömer –radıyallâhu anh– ın en çok sevdiği kişi kimdir? Allah'a (c.c) niçin şükürlerini sunan bir duada bulunuyor?

25 Yardım Tırı İdlib'e Dualarla Uğurlandı

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı öncülüğünde, sivil toplum örgütü temsilcilerinin destekleriyle Türkiye genelinde başlatılan "Halep'te İnsanlı

Utbe İbni Gazvan (ra) Kimdir?

 Utbe ibni Gazvan radıyallahu anh zühd ve takvâ ikliminin sultanlarından... Ok atmakta fevkalâde hüner sahibi bir mücâhid... Askerlerinin rahata alışmaması için

Yavuz Sultan Selim’in Sarığının Sırrı

Yavuz Sultan Selîm’in, Mısır’ı fethiyle birlikte Hicaz bölgesinin idaresi de kendisine teslim edildikten sonra sarığına taktığı sorgucun sırrı...

En Büyük Tehlike Ümidin Kaybedilmesidir

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan cuma hutbesinde, "Şiddet ve terörle kalplerimize korku salınmaya çalışılıyor. Bu zorluk zamanlarında biz müminlerin sakı

Mü'minlerin Sakınması Gereken En Önemli Tehlike

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan cuma hutbesinde, "Şiddet ve terörle kalplerimize korku salınmaya çalışılıyor. Bu zorluk zamanlarında biz müminlerin sakı

Allah Sineği Niçin Yarattı?

Halîfe Me’mûn ile Basralılar’ın şeyhi Ebû Hüzeyl arasında geçtiği söylenen hikayede Allah'ın sineği niçin yarattığı anlatılıyor.

Sohbetteki Feyz ve Ruhaniyeti Neden Kaybediyoruz?

Ashâb-ı kirâm, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sohbet sünnetini aynen devam ettirmiş ve buna çok ehemmiyet vermişlerdir. Efendimiz'in, ashabına yaptığı sohbette

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.