Ahirete Nasıl Hazırlanacağız?

Ahirete nasıl hazırlanacağız? Nelere dikkat etmeliyiz? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi cevaplıyor.

Peki ne ile hazırlık yapacağız? İbadet taatimizi hazırlayacağız. Şeriatimizin bütün muhtevasını tatbik ile hazırlanacağız. Yetim, garip, yoksul ve dert orta olmak lazım. Çünkü onlar bizi zimmetli. Onu kendimiz zimmetle bileceğiz. Merhametimiz seviye kadar, o şekilde merhametimizi tadat etmiş olacağız.

Hidayete vesile olmaya çalışacağız. Çünkü Cenabı Hak verdiğimiz nimetlerini soracak. En büyük nimet iman nimeti. Bunun için biz de imanı yaşayarak, yaşatarak tebliğ etmeye gayret edeceğiz. Evlatlarımızdan başlayarak İslam şahsiyetini ve karakterini yansıtmakla, yani rahmet insanı olmakla hazırlanacağız.

Nefsani arzular bertaraf edilecek. Amelen saliha, salih ameller artacak. Gölgenin gövdeliği olan bir beraberliği gibi olacak. Mümin, cemali esma ve sıfatların tecellisi altında olacak. Rahman, Rahim, afif, adil emsali sıfatlar kalbe hissedar olacak. Rahman, Rahim, merhamet ol. Bu merhamet karıncaya kadar.

Efendimiz bir yanık karınca yuvası gördü. “Kim yakabilir?” dedi. Deve üstünde sohbet edenleri gördü. “Niçin aşağı inmediniz? Allah size onları bir koltuk olarak yaratmadı” buyurdu. Mekke’den giden bir köpek yavrularını emziriyordu, “Öbür taraftan geçin” buyurdu. Bir Cenabı Hakk’ın nazarıyla bakabilmek, Hâlık namına mahlûkata bakabilmek ve Rahman’dan, Rahim’den alacak hafiften almak.

Cenabı Hak sonra: “Allah’ın sizi affetmesini istemez misiniz?” buyuruyor. (Bknz. Nur, 24/22) Affedeceksin ki affedilmeye layık hâle geleceksin. Adalet olacak. İş kendinden baş, evlatlarından başlayacak. Efendimiz kendine misal verirdi. “Helalleşin” derdi Efendimiz. Dünyevi dünyadan çok daha zordur. Orada sevaplarını vereceksin kul hakkı varsa. Bu gıybet fecaat, Allah korusun.

Mümin çok merhametli olacak. Bütün mahlûkata âm ve şamil olacak. Yusuf Aleyhisselam’ın kardeşlerini affetmesi misali olacak. Efendimizin Mekke günü tam kısas yapılacak zamanda müşrikleri affetmesi olacak. Ebubekir Efendimizin kızına iftira atanı affetmesi gibi olacak. Cenabı Hak böyle buyuruyor: “Nur Suresi 22. ayet: Allah’ın sizi affetmesini istemez misiniz?”

Kıyamet günü gönlümüzü Allah ve Resulüne duyduğumuz muhabbeti artırmakla ve ona benzemekle hazırlanmamız icap ediyor. De ki Resulüm: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Bknz. Âl-i İmrân, 3/31)Allah son derece bağışlayıcıdır, merhametlidir.

Demek ki hayatımızın her safhasını Resulullah Efendimizden emsal olarak almamız gerekir. Yine buyuruyor Cenabı Hak: “Andolsun ki Resulullah sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Bknz. Ahzâb, 33/21)

Demek ki burada üç tane şart var:

Birincisi, ben Allah rızasında mıyım?

İkincisi, ahireti ne kadar hatırlıyorum?

Her an, her hâlimin hesabını vereceğimi düşünmek; bir tebessümün veya bir surat asmanın hesabını bile vereceğimizi bilmek.

Üçüncüsü de Allah’ı çok zikredenler için Allah Resulünde üsve-i hasene, yani örnek karakter vardır.

İslam ve İhsan

AHİRETE HAZIRLIK NASIL OLMALI?

Ahirete Hazırlık Nasıl Olmalı?

ÖLÜM VE AHİRETE HAZIRLIK İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Ölüm ve Ahirete Hazırlık ile İlgili Örnekler

AHİRETE HAZIRLANMAK İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Ahirete Hazırlanmak İle İlgili Ayet ve Hadisler

ÂHİRET İÇİN NE GÖNDERDİN?

Âhiret İçin Ne Gönderdin?

AHİRETE HAZIRLIK İLE İLGİLİ AYETLER

Ahirete Hazırlık ile İlgili Ayetler

AHİRET YOLCULUĞUNUN EN ZOR AŞAMALARI

Ahiret Yolculuğunun En Zor Aşamaları

AHİRETE HAZIR MISINIZ?

Ahirete Hazır mısınız?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.